Purgatory (2011)
Araf
Miniature
Photography, gold and ink on special paper
35 x 99 cm

Dominated by various shades of grey, the tulle installation titled “Purgatory” (2017) relates the tale of a character that flows out of the darkness in the company of birds and angels. Through a series of symbols, this miniature illustrates the dilemmas of the present-day human being, drawing reference from Islamic mythology. In the religion of Islam, purgatory is the name of the hill between heaven and hell. It is known as the place where those whose sins and good deeds are equal, those who can’t enter heaven or hell are made to wait. The miniature is divided into two from the middle by Zulfiqar. Zulfiqar is known as Caliph Ali’s sword and represents justice, fairness and honesty. Zulfiqar is a double-edged sword. It is said that the long outer edge represents battling infidels, and the short inner edge battling with one’s soul. Being just and walking on the right path resembles walking on the sharp edge of the sword. In some respect, Zulfiqar is like As-Sirāt, the hair-narrow bridge everyone must pass to enter paradise in the miniature. Again, according to Islamic mythology, as a sign of Judgement Day, the sun rises from where it sets. Everyone who sees this will come to believe. In addition to this occurrence, right afterwards, the moon will rise, and the two will appear together. In the miniature a woman walks on Zulfiqar, struggling to be just and keep on the right path. To one side of her are those going to heaven (the good), and on the other those going to hell (the evil). The fog ridden sky obscures the walking distance. The right path is found not with the eye but only with the voice of the heart.

Gri tonlarının hâkim olduğu “Araf” (2017) isimli tül yerleştirme, melekler ve kuşlar eşliğinde karanlıklardan dışarı doğru süzülen bir karakterin hikâyesini anlatır. Bu minyatür, bir dizi sembollerle İslam mitalogyasından referans alarak günümüz insanının çelişkilerine dikkat çeker. İslam dininde Araf, cennet ile cehennem arasındaki tepenin adıdır. Günah ve sevapları eşit olanların, cennet ya da cehenneme giremeyenlerin bekletildikleri yer olarak bilinir. Minyatür Zülfikar ile ortadan ikiye ayrılmıştır. Zülfikar Hz. Ali’nin kılıcı olarak bilinir ve adaleti, hakkaniyeti ve doğruluğu temsil eder. Zülfikar’ın iki ucu vardır. Dıştaki uzun ucunun kafirlerle, içteki kısa ucunun nefsle savaşmayı temsil ettiği söylenir. Adaletli olmak ve doğru yolda yürümek bir kılıcın keskin sırtında yürümeye benzer. Zülfikar bir yanı ile bu minyatür de sırat köprüsü gibidir. Yine İslam mitolojisine göre Kıyamet belirtkesi olarak Güneş battığı yerden doğar. Bunu gören herkes iman edecektir. Bu olayın yanı sıra hemen ardından Ay doğacak, her ikisi bir arada görülecektir. Minyatürde bir kadın Zülfikar üzerinden yürüyerek adaletli olma ve doğru yolda yürüme mücadelesi verir. Bir yanında cennetlikler (iyiler) diğer tarafta ise cehennemlikler (kötüler) yer alır. Gökyüzü sisle kaplı olarak yürüyüş mesafesini engeller. Doğru yol ancak gözle değil kalp sesi ile bulunur.